(İZMİR) – İzmir Büyükşehir Belediyesi, İZBETON AŞ’ye yönelik soruşturma kapsamında, kooperatiflerdeki usulsüzlük iddialarına ilişkin eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in de aralarında bulunduğu 65 sanığın yargılandığı davada, İzmir 24. Ağır Ceza Mahkemesinin belediyenin davaya katılma talebini kabul etmesine ilişkin açıklama yaptı.
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nden, İZBETON AŞ’ye yönelik soruşturma kapsamında, kooperatiflerdeki usulsüzlük iddialarına ilişkin eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in de aralarında bulunduğu 65 sanığın yargılandığı davada, belediyenin davaya katılma talebinin kabul edilmesiyle ilgili açıklama yapıldı.
Açıklamada, devam eden bir davayla ilgili belediyenin müdahil olma başvurusunun rutin bir işlem olduğu vurgulanarak, söz konusu başvurunun güncel tartışmalar öncesi 8 Eylül tarihinde yapıldığı bildirildi.
Uygulamanın belediyenin hak ve menfaatlerini korumaya yönelik hukuki işlemler kapsamında olduğu ve siyasi bir amaç taşımadığı kaydedilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi.
“İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından, 8 Eylül 2026 tarihinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 237 ve 238. maddeleri uyarınca görülmekte olan kamu davasına katılma talebinde bulunulmuştur. Belediyemiz tarafından yürütülen yargısal takip faaliyetlerinin temel amacı, belediye tüzel kişiliğinin hak ve menfaatlerinin korunması ve hukuki süreçlerde herhangi bir usuli hak kaybına neden olunmamasıdır. Bu kapsamda yapılan katılma başvurusu, kamu zararının gerçekleştiğinin kabulü veya herhangi bir sanığın suçluluğuna ilişkin bir irade açıklaması olmayıp, belediyemizin hukuki menfaatlerinin korunmasına yönelik olağan bir usul işlemidir.
“BU UYGULAMA YENİ VEYA SÖZ KONUSU DAVAYA ÖZGÜ DEĞİLDİR”
Ayrıca, iddiaların aksine, söz konusu katılma talebi güncel gelişmeler üzerine yapılmış yeni bir başvuru olmayıp, 8 Eylül 2026 tarihinde dosyaya sunulmuştur. Bu başvuru, belediyemizin geçmişten bu yana sürdürdüğü kurumsal hukuki takip uygulamaları ve hukuki sorumluluk anlayışı çerçevesinde gerçekleştirilmiştir. Nitekim bu uygulama yeni veya söz konusu davaya özgü değildir. Önceki belediye başkanlarının görev dönemlerinde de benzer nitelikteki birçok ceza yargılamasında belediyemiz adına katılma talebinde bulunulmuş olup halen devam eden farklı ceza yargılamalarında da aynı hukuki yaklaşım doğrultusunda katılma talepleri rutin olarak gerçekleştirilmektedir.
Söz konusu başvuru, 38 gün önce yapılmış olup aynı tarihten itibaren UYAP sistemi üzerinden dosyayı takip eden taraf avukatlarının inceleyebileceği durumdadır. Katılma talebinin, başvurudan sonraki ilk duruşmada mahkemece ele alınacağı da ceza yargılamasının bilinen usulüdür. Dolayısıyla bugün ortaya çıkmış yeni bir karar veya sonradan değişmiş bir kurumsal irade söz konusu değildir. Katılma talebi hakkında karar verme yetkisi mahkemeye ait olup, yargılamaya konu suçlamaların ve varsa kamu zararının değerlendirilmesi de yargı mercilerinin görev ve yetkisindedir.
“SİYASİ DEĞİL HUKUKİ BİR SÜREÇ”
Hukuki niteliği ve geçmiş uygulamalarla sürekliliği açık olan bu işlemin, önceki değerlendirmelerden dönüldüğü veya siyasi bir hesaplaşma yürütüldüğü şeklinde yorumlanması, başvurunun amacı ve hukuki mahiyetiyle bağdaşmamaktadır. Belediyemiz, tüm yargısal süreçlerde olduğu gibi bu dosyada da kurumsal hak ve menfaatlerin korunması amacıyla, hukukun üstünlüğü ve kamu yararı ilkeleri doğrultusunda hareket etmektedir.”




